Gıda Toptancısı Kaliteli Olmalı - Bölgevizyon Dergisi-Haziran 2008 23 Haziran 2008, 17:35
“Gıda toptancısı kaliteli olmalı…” Afyonkarahisar’ın gıda üretimi ve toptancılığında marka ismi olarak tanımlanan ABC’nin Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Demirayak, tüketicinin kaliteli gıda maddesine ulaşabilmesinin ana zeminini üretim alanıyla gıda toptancısına dayandırıyor."Eğer toptancı kaliteden ödün vermezse,üretici üretimine çeki-düzen verir..." Sezer Küçükkurt Giderek bir “markalar kenti” haline dönüşen Afyonkarahisar’da, gıda sektörünün her geçen gün “devleşen” kurumlarından birini mercek altına alıyoruz. 1968 yılında, “bakkallıktan gıda toptancılığı alanına” hızlı geçişi DEMPAŞ’ı kuran Bekir Demirayak sağlamış… O günleri, ABC’nin Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Demirayak bakın, nasıl anlatıyor: “Tüm depolarımız şehir dışında toplanıp sevkiyat bölümlü, paletli, forkliftli, bilgisayar destekli pazarlama yapan ilk toptancı kuruluşuz. Afyonkarahisar ile çevresindeki Kütahya ve Uşak, Isparta, Burdur gibi illerde birçok markanın dağıtımı üstlenildi. Taleple birlikte işimiz de gelişmeye başladı. O dönemde hız önemliydi. Eski köye yeni adet getirerek bakkalın ayağına kadar hizmeti götürmeye başladık. O zaman dağıtım sektörünün sınırlarının henüz çizilmediği bir dönemdi. Kuvvetli alımlarımız oluyordu. İstanbul pazarına kadar mal vermeye başladık. 1980’lerde dağıtım ve nakliyattaki zorluklar nedeniyle Antalya’da şubemizi açtık. Bu şubemiz 1985’de DEPA adıyla ayrı bir şirket kimliği kazandı.\r\n
Pekiyi, ABC’nin kuruluş günleri… Nasıl bir ortamda gerçekleşti…
“Asıl mesleğimiz gıda üzerine olduğu için başta kurucumuz Bekir Demirayak’ın tavsiyeleri ile gıda sektöründe ne gibi çalışmalar yapabileceğimizi araştırmaya başladık. Ben her zaman alıp satmanın yanı sıra üretmenin gerekliliğine inanırdım ve bu nedenle bir marka yaratmanın arayışındaydım. Bakliyat sektörü bizim hiç de yabancı olmadığımız, bakkaliye dönemimizden beri içinde yer aldığımız sektördü. 1989 yılında ABC’nin ilk deneme üretimlerini gerçekleştirdik. Bir paketleme sistemi kurduk. Piyasaya ilk adımımızı atarken, bir marka olarak çıkmayı amaçladık. Soyadın bir marka olamayacağını düşündüğümüz için kısa söylemli, uluslararası telaffuzu kolay bir isim arayışına girdik. ABC ismi böylelikle gündeme geldi. 6 ay süren işlemlerden sonra ambalajlar hazırlandı, gerekli izinler tamamlandı ve ABC günde 5 tonluk üretim kapasitesiyle piyasaya adım attı. İlk zamanlar elbette büyük zorluklar yaşandı. Makinelerimiz ilk kurulduğunda ben de günlerce makinelerde çalışmak zorunda kaldım. Çünkü sistemi bilen kimse yoktu. Jelatin kullanımı yaygın olan bir ambalaj malzemesi değildi. Biz ilk üretimimizden itibaren sağlık kurallarına uygun yüksek standartta bir marka olmayı amaçladık. Bu yüksek maliyetli bir ambalaj malzemesi olduğu için kullanılmıyordu, ama biz kalite öncelikli olmak istiyorduk. Türkiye’de jelatin ambalajı kullanan ilk firmayız. İlk üretime başladığımızda 5 ya da 6 çeşit bakliyat paketliyorduk. Şimdi ürün gamımız 50’ye yaklaştı. Kapasitemiz ise günde 150 ton eleme ve paketleme seviyesine ulaştı. Ürün çeşitlerimiz arasına küp ve toz şekeri de ekledik.
Yeni bir markayı oluşturup, geliştirmek hayli zorlu bir süreç olmalı… Bakın, Şükrü Demirayak o günleri nasıl anlatıyor…?
“Kısa sürede çevre illerde markamız yaygınlaşmaya başladı. Daha sonra ikinci makinemizi ve ikinci hattımızı aldık. 1990 sonuna kadar üretimimizde sürekli artış kaydedildi.
Aslında bakliyatın merkezi olan bir bölgede olduğumuz için bizim işimiz kutuplarda buzdolabı satmak gibi bir şeydi. Anadolu’da bilindiği gibi bir imece usulü vardır. Köylerde yaşayan vatandaşlarımız şehirlerdeki yakınlarına bakliyat başta olmak üzere bir çok gıda maddesi gönderir. Pek çok evin bakliyat ihtiyacı böyle karşılanır. Ancak bu durum bizi yıldırmadı. “Alışkanlıklar değişecek” dedik. “Herkes Avrupa standartlarına mutlaka uyacak” dedik. Bugünleri gördük ve ambalaja önem verileceğini tahmin ettik.
Zor devreler elbette ki atlatıldı. 5 ton malla yüklü olarak satışa çıkan araçlarımızın 500 kilo satışla döndüğü oldu. Marketlerin ve bakkalların raflarını biz temizledik, biz düzenledik. Ambalajımızı, ürünlerimizi sürekli yeniledik. Dağıtım ve talep arttıkça 1991 yılında bayilikler vermeye başladık. İstanbul, Ankara ve İzmir’de bayiliklerimiz oluştu. İzmit’te, Bursa’da ve Çanakkale’de bayiliklerimiz oluştu. Yaygın marketlerin raflarında ürünlerimiz yer almaya başladı. Bu piyasada tutunabilmek için kendimizi kanıtlamamız gerekiyordu. Bilinen markalar vardı, ama aktif dağıtımı, promosyonu, aksiyonları bilen yoktu. Biz bunlara önem verdik. Profesyonelce bir yaklaşımla bilinen markalarla rekabet eder hale geldik. Firmamızın gelişimi açısından Onursal Başkanımız olan babamdan çok büyük destek gördüm. Beni sürekli fuarları ve teknolojiyi takip etmeye teşvik etti. Ben de öyle yaptım.
O halde…Türkiye’deki ekonomik yapının dalgalanmalarından nasıl etkilendi, bütün bu çalışma…
“Bakliyat tamamen tarıma dayalı bir sektör. Mesela bir çikolata yapsanız, bir bisküvi yapsanız bunda kullanacağız hammaddeler bellidir. Buna göre bir planlama yapabilir ve yılın 12 ayı standart üretimi sürdürebilirsiniz. Ama bizde hammadde sürekli değişim gösterir. Türkiye’de genelde yağmur tarımı yapıldığı için üretimde istikrar sağlanamıyor. O nedenle çoğu zaman ithalat devreye giriyor. Biz ürünlerimizde standardı koruyabilmek için bazen yurt dışından hammadde getiriyoruz. 1970’lerde tarım bakımından kendi kendisine yetebilen bir ülke olan ülkemiz bugün artık bundan çok uzak. Mesela pirincin yüzde 80’i yurt dışından geliyor. Tarımda yapılan desteklemeler yeterli gelmiyor. Yurt dışında kalitesi yüksek, maliyeti düşük üretim yapılıyor. Türkiye’nin ekonomisine bağlı olarak bakliyat sektöründe aşırı rekabet devam ediyor. Artık stoklama devri bitti. Türkiye’de özellikle son bir, bir buçuk yıldır bir tüketim daralması görülüyor. Bunun nedeni de faizlerin ucuzlamasıyla birlikte vatandaşın geleceğini borca endekslemiş olmasıdır. Türkiye’de ekonomi iyiye giderken, satın alma gücü iyiye doğru gitmiyor. Birinci sınıf ülkelerde kişi başına düşen para 25 bin ile 40 bin dolar arasında iken Türkiye’de hala 4–5 bin dolar civarında. Dolayısıyla ülkenin genel anlamda refahı, zenginliği artmak zorundadır. Bunlar da ülke yönetimine bağlı gelişmelerdir. İMKB’de dönen paranın yüzde 70’e yakını yabancı kaynaklı hale gelmiş durumda.”
Yalnızca yurt içi pazara mı hitap ediyorsunuz, ihracatınız da var mı?
“Ürünlerimiz ağırlıklı olarak Türkiye’de pazarlanıyor. Çünkü ABC yüksek standartlarda üretim yapan bir firma. Avrupalı insanın beslenmesi Türk insanınınkine benzemiyor. Avrupalı pilav, kuru fasulye yemiyor. Daha çok fast foot, donmuş gıdalar, sebze ağırlıklı beslenme rejimine sahipler. Avrupa’da yaşayan Türkler ve Ortadoğulular ise zaten oraya birikim yapmak için gitmiş insanlar. Bunlar da bizim elek altı dediğimiz düşük kaliteli ürünleri tercih ediyorlar. Bu nedenle Avrupa pazarını tercih etmiyoruz. Ortadoğu’da ise yine kalitesiz ürünler tercih ediliyor. ABC’nin standardı da o bölgeye yüksek geliyor.”
"Neden ihracatımız yok diye soruyorlar...Avrupalı''nın tamamen fast foodo ve dondurulmuş gıdaya dayanan beslenme alışkanlığı var,bizim oradaki Türkler de onlara uymuşlar.Ortadoğu''da da benzer şekilde beklenti kalitesi düşük...Bizim gibi bir kuruluş kalitesiyle var olmak zorunda,şimdilik bı işe giremiyoruz..." [gallery columns="4" link="file" ids="1743,1744"]
DIĞER HABERLER
-
BAŞKAN SAYIN YAYINLADIĞI MESAJ İLE MEVLİD KANDİLİNİ KUTLADI
24 Ağustos 2026, 10:30 -
BAŞKAN SAYIN: BASIN KURULUŞLARI EKONOMİK İSTİKRARIN VE GÜÇLÜ YATIRIM ORTAMININ TESİSİ BAKIMINDAN DA BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR.
24 Temmuz 2026, 14:54 -
BAŞKAN SAYIN: MİLLİ İRADE, GÜÇLÜ DEMOKRASİNİN VE ÜRETEN TÜRKİYE’NİN TEMELİDİR
15 Temmuz 2026, 10:10 -
BAŞKAN SAYIN: BABALAR HAYAT YOLCULUĞUNUN EN BÜYÜK YOL GÖSTERİCİLERİDİR.
21 Haziran 2026, 11:49 -
BAŞKAN SAYIN YAYIMLADIĞI MESAJ İLE KURBAN BAYRAMINI KUTLADI
26 Mayıs 2026, 14:40 -
BAŞKAN SAYIN: GENÇLERİMİZİN AZMİ VE VİZYONU, TÜRKİYE’NİN YARINLARINA GÜÇ KATIYOR
19 Mayıs 2026, 08:43 -
BAŞKAN SAYIN: KARŞILIKSIZ SEVGİNİN, EMEĞİN VE ADANMIŞLIĞIN TİMSALİ ANNELERİMİZİN GÜNÜ KUTLU OLSUN
10 Mayıs 2026, 08:13 -
BAŞKAN SAYIN: EMEK, TOPLUMSAL REFAHIN EN GÜÇLÜ DAYANAĞIDIR.
01 Mayıs 2026, 00:35 -
AKÜ ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ KURULU’NDAN AFSİAD FEDERASYONU VE AFSİAD’A ZİYARET
24 Nisan 2026, 18:44 -
BAŞKAN SAYIN: 23 NİSAN GELECEĞİMİZİN TEMİNATI OLAN NESİLLERE DUYULAN GÜVENİN GÜÇLÜ BİR İFADESİDİR
22 Nisan 2026, 23:59

